23 Şubat 2011 Çarşamba

Turkuazoo


Cumartesi sabahtan kahvaltımızı edip, daha önce planlanmamış bir biçimde yola çıktık. İstikamet Bayrampaşa. Bu şehirde haftasonu köprüyü geçmeyi düşündüysen, maceraperestsin demektir. Şaşırtıcı biçimde boştu yollar. 40 dak. içinde hedef destinasyonumuz olan Turkuazoo'ya ulaştık. Bir yaşında bebek ne anlar, balıktan demeyin. İçeri girince bir pıstı, bir tırstı. Anne-Baba ile birlikte olmanın güveni var bir yandan ama etraf loş, sular, balıklar dut yemiş bülbül gibi dört açtı gözlerini, incelemeye daldı. Gezimiz yaklaşık 45 dak. sürdü. Bir dalgıç show seyrettik, bol bol resim çektik. Babamız eski akvaryum sahibi ve belgesel kurdu olduğundan güzel güzel anlattı bize balıkları, tatlı su, tuzlu su.. vs.
Benim aklımda en çok şu kalmış "Renkli gördüysen bil ki tuzlu su"
Sarımsak'ımın aklında ne kaldı bilemiyorum. Çıktığımızda hemen yemeğe oturduk. Bir açıldı lokumumun çenesi, heyecanlı heyecanlı anlatıyor kendi dilinde, elleri kollarıyla, o tatlı dudaklarını öne doğru uzatarak. Heyecandan zor yemek yedi, uykuyu bile atladı. Güzeldi Cumartesi.

4 yorum:

  1. ay o akvaryum süper birşey...İstanbul'da yaşamak zor tamam ama öyle de güzel imkanları var ki...

    YanıtlaSil
  2. Tek kotu yani imkanlardan faydalanacak enerji birakmiyor adamda bu guzide sehir ;)

    YanıtlaSil
  3. ay hala götüremedik Selim'i.. yuh bize.. Petersburg'da bebekken gittik Selim, hoşuna gitti ama şimdi götürmememiz lazım asıl.. çıldıırır şimdi.

    YanıtlaSil
  4. Blogundan okudugum kadariyla tam Selim'lik gercekten..

    YanıtlaSil