28 Temmuz 2011 Perşembe

Dünya'da İlk 1,5 Yıl

Çok anlam yüklemişim.. Önce bir yaş, oğlum bir yaşında olsun diye tutturdum nedense. Biraz anlatsın derdini. 1,5 yaş ikinci eşiğim. Bir yazısında Sabiha Paktuna Keskin annenin hormonlarının normale dönmesi 18 ay demişti ikinci eşiğim bu. Bir gün uyanıyorum oğlum ne güzel maskot gibi hep böyle kalsa diyorum, sonra içimden bu bir dua gibi algılanmasın korkum gelişiyor, konuştuğunu hayal ediyorum gülümsüyorum. Bu arada konuşmasına gerek olmayacak kadar tüm derdini anlatıp, bizi anlıyor.
Bu sabah ilk mütarekemizi yaptık. El fenerini sökmek istiyorsan yatıp altını değiştirmeme izin vermen lazım dedim. Ciddi ciddi baktı yüzüme hemen yattı fener elinde.
Tatile gittik, sağ sağlim, neşeyle döndük evimize. Çok ağır geldi dönüş hele ilk pazartesi sancılı geçti, akşam yine yüzüme bakmadı işe gittiğim için, kolyemi söktürdüm bu bahaneyle kucağıma aldım.
2 sn. kucağa almak için sedefli kolye gitti ama değer.
Yemekler de düzelme kaplumbağa hızıyla. Büyük lokma ekmek, poğaça, bisküvi elinde yiyor ama yeni ya da uzatılan yiyecekleri reddediyor.
Gündüz tek uykusunu, iki uykuya çıkardı. Ama çok memnunum fazla mesai çalıştığım şu günlerde akşam oğlumu çok daha fazla görme şansı yarattı bana bu değişiklik.
Çok akıllandı, çoğu zaman benden çok daha akıllı olduğunu düşünüyorum.
Artık kapı kollarına uzanıp açabiliyor, sanırım boyu da uzadı. Cumartesi gideceğiz doktorumuza orada ak koyun, kara koyun belli olacak, bakalım.
Her araştırmacı anne gibi çocuğumun eğilimlerini keşfetmeye çalışıyorum. Sanatsal, matematiksel falan ama daha motorlar, araba ve güzel kızlardan başka bir ilgi alanı bulamadım.
Umarım büyüdükçe beni olumlu yönde şaşırtacak ilgi alanları da bulurum.
Sarımsak'ım öpmeyi de öğrendi bu dönem fakat plastik oyuncaklardan bana sıra gelmiyor diyebilirim. Dün bana koşarak sarıldı, hala şoktayım :)

Hayatımın en önemli 1,5 yılı geçti.
Önceki yılların değerini katlayarak geçti.
Canım, nemrut suratlı, tripçi oğlum. Seni seviyorum.
Benim hayatım, içim, yakışıklı, akıllı oğlum. Sana bayılıyorum.
Hayatımın neşesi, yüzümü güldüren, kokusu cennet kokusu oğlum.
İyi ki doğdun.

12 Temmuz 2011 Salı

"Dört teker bedenimi, iki teker ruhumu taşır."

Naber Günnük,
Beybim 17 aylık hatta neredeyse 1,5 yaşında. Şimdiden seneyi düşünüp üzülüyorum, seneye haliyle 2,5 olacak artık bir bebek değil çocuk olacak.
Derdini anlatan mini bir birey olacak. Ve günnük sana bir şey itiraf edeyim, bu oğlan bana bebekleri, çocukları, insanları yani dünyayı sevdirdi. Eskiden bebeklerle arasına mesafe koyan, çocuklardan hazzetmeyen, çok insan olan yerlerden son sürat kaçan ben artık nerede bir minik bebek görsem “annemmm masallah sana” nidaları eşliğinde atlıyorum elalemin çocuklarına. Bebekleri çok sevdim ben be günnük, endişelerimden dolayı tadını çıkaramamıştım zamanında çok pişmanım. Ne var ki elden bir şey gelmiyor manyamış hormonlar yüzünden o dönem. Şimdi her anını doya doya keyfini sürerek yaşıyorum, yetmiyor, geçmişe daha minik bebekliğine özlem duyuyorum. Ben 2. Bebeği delicesine her zorluğu ve korkunç lohusalığımı daha unutmadan istiyorum. Ama gel gör ki bunu tek başına yapamam, ikna çabalarımı sakin sakin sürdürüyorum kenardan.
Bu arada beyim ikna olmak bir yana, benim dikkatimi bu konudan uzaklaştırmak için son sürat bir çalışma içinde. Beni oyalayacak, hoşuma gidecek ne oyuncak varsa alıp, getiriyor eve. Farklı hayat tarzlarına özenmem bu domestik, doğurgan yapıdan çıkmam için elinden geleni yapıyor ama maalesef ok yaydan çıkmış bir kere o oyuncakları ne kadar da sevsem, yeni ve çılgın hayat tarzı hoşuma da gitse çocuklu hatta iki çocuklu bir kadın olarak hayata devam etmek istiyorum. Artık şunu biliyorum, bu çocuklar büyüyor, yorucu ama büyüyorlar, zor ama çok güzeller, bebekler çok misss kokuyor, masum melek halleri insanoglunun cok buyuleyici..

Neyse efendim son oyuncağımız Vespa, bir ay önce gördük vespa’yı aşık olduk ailecek, çok heyecanlandık, Sarımsak’ım tepesine bindi, inmek istemedi. Alalım diye gaza geldik. Tabii sağduyulu bir kadın olarak bir gece uyuyup, uyandıktan sonra caydım ben.
Bu yaştan sonra motor mu kullanılır, para bize lazım ev alacağız, Allah muhafaza düşeriz müşeriz çoluğumuz çocuğumuz var vıdı vıdısıyla caymak suretiyle sevgili beyim’i de vazgeçire cabasındaydım. Çok bozuldu, hani çok heyecanlıydın neden caydın falan diyor. Ama ben ısrarla cayma hakkımı sonuna kadar kullandım ya da kullandığımı sanıyordum ki geçen hafta bana yapılan bir süprizle kendime geldim. Cuma akşamı telefonum cayır cayır çalıyor, bende o sırada patronumun odasında mini bir toplantı halindeyim. Eşi sağolsun sürpriz yaparken bile fırçalama yetisine sahip, tel’i bir açtım, “nerdesin sen?” toplantıdaydım kem küm diye cevap verdim. “Sürpriz yapacaktım aşağıya bak dedi.. Bir baktım ki beğendiğimiz Vespa’nın üzerinde aynı renk kaska sahip bir adam.. Süprizzzz…..

Aslında sürpriz’in açılımı şu: ben seni sallamadım, alma demene rağmen gittim aldım, 3 haftadır da bu durumu sakladım, motor dersi aldım, şimdi sende uyumlu ol, sevin, birlikte gezelim..
El mahkum biraz içimde garip bir hisle sevindim, heyecanına. Hafif buruldum ama madem bu kadar istemiş kasmadım, hatta 3 gündür bir iki tur attık beraber. Gerçekten zevkli bir olay.

Ama bu olaydan çıkarımım farklı. Kadınlar ve erkekler ayrı dünyaların insanı. Gençlikte benzer hormon seviyesi ve sorumluluğun az olması nedeniyle uyumlu gibi dursalar da er ya da geç iki farklı dünya kendini gösteriyor. Bu durumu yönetmek, uyulmamak gerekli heralde. Sıkıcı bir kadın gibi görünmeden olgunca davranışa yönlendirebilmek.

Bilemedim günnük…
Bugünlerde işler de yoğun. Ne zaman yazmak istesem aynı gün bitiremiyorum yazıyı. O yüzden ilk paragraf kalk gidelim diyor, altındaki b.k yeme otur..

Bir de resim ekleyeyim.

Bende çok yakıştım alete günnük.

Haftaya tatildeyiz, inşallah.. Resim çekerim bol bol.. Tatil sonrası bir önceki gibi olmaz çok daha rahat geçer umarım. O zaman tatil anıları Sarımsak’ımın yemesi ile ilgili atılımlarım ve tatilde 1,5 yaş konulu yazımla birlikte oluruz.
Bu arada kendi blogumda yorumlara cevap yazamamak gibi bir sorunla karşı karşıyayım. Nasıl olmuş bilmiyorum ama izin vermiyor. Ama güzel yorumları görüyorum bir ara cevaplamayı da becereceğim.