Yeni evimiz daha bir ferah ve insanlarla iç içe, iyi geldi bize.
Oğlum iki gündür daha güler yüzlü, ben sabahları giderken el sallıyor bana huzurla.
Akşamları yine beraber uyuyoruz ağlamadan, bir o yana, bir bu yana devrilerek, sarılarak, öpüşerek.
Her akşam biraz her şey rayında kalsın, değişkenler; bir dönem en azından sabitlensin diye dua ediyorum.
3 hafta üzerimden dev damperli kamyon gibi geçti. Annemi küstürdüm, eşimin teyzesini küstürdüm. Çok yoruldum zihnen. Hatta o kadar yoruldum ki hafıza problemleri ile uğraşmaya başladım.
Mamut hafızasına sahip ben, ajandasız çalışmakla övünen ben, işleri unutmasam da sosyallik amaçlı yapılan sohbetleri unutuyorum. Unutmakla kalmıyor beynimden siliyorum. İki olay yaşadım ve kendimden ürktüm. Cumartesi günü kendime baktırmaya karar verdim. Memory Center diye bir yere gidip 3 saat beynimi inceletmeyi düşünüyorum.
Yabancı bir kadınla nasıl yaşarız, eve yabancı bir kadın sokarsak rahatsız oluruz gibi bizi yaklaşık 1,5 yıldır engelleyen ön yargılarımızı daha büyük sayesinde yıkıyoruz.
Hatta yemek hazırlamamak, toplamamak, ev işi yapmamak gibi artılarla evimizdeki yabancı kadın artık yabancı gelmiyor.
Yemek yiyoruz, yemek bitiyor, hoop kadın kalkıp masayı toplamaya başlıyor karı-koca amelasyon ruhumuzdan vazgeçemediğimizden ısrarla yardım etmeye çalışıyoruz, bizi engelliyor.
Yani bir konfor, bir züppelik çok fenayım desem yeridir.
Oğlum büyüyor. Artık çok akıllı ve kontrollü hareketleri. Her şeyi biliyor, anlıyor ama sanki konuşmadığı için anlamayan biziz gibi hissediyorum.
Yemek düzeni, uyku düzeni bakıcı sirkülasyonu nedeniyle aniden değişti. Uykusunu teke düşürdü. Tek uyku 3 saatse sorun yok ama 1,5 saatse akşam huysuzluk nöbetleri geçiriyor.
Meyve olayını tamamen bitirdi. Fakat çok ilginç bir şekilde bisküvi talep ediyor, yiyor. Yemesi değil de istemesi beni zevkten öldürüyor. Bisküviye ve ekmeğe başladı nihayet hala yeni tatlara alışık değil ama çok umut vaat edici bir gelişme oldu bizim açımızdan. Geçen hafta öğlen mamasını yedirirken elini uzattı, kaşığı beraber tuttuk ve ağzına götürdü. Aferin oğlum dedikçe gülümseyerek tekrar etti içinde mama olan kaşığı kendi rızasıyla ağzına soktu. Bu yemeyen bebek anneleri için o kadar büyük mucize ki şimdi okurlarsa beni en iyi onlar anlayacaklar.
Yani oğlum bazen huysuz, bazen lokum. Bu sefer annesi izin alamadığı için değişik kadınlarla yeni düzenini kendi kurmaya çalışan olgun bir bebek o. Popişinde makata doğru minik bir sivilce çıkmış. İyileşmezse haftasonu doktora gideceğiz.
Hafta sonu işimiz çok ama ondan sonra biraz rahatlayacak hayatımız diye umuyorum.
Bu akşam koncişimin, hayatımın, çekirdek ailemin reisinin doğum günü. Akşama misafirlerimiz var, çok şahane bir pasta yaptırdım ona. Hayatımız düzene oturdukça, üzerimizdeki yük kalktıkça, aşkımızın tozu, pası siliniyor sanki.