20 Eylül 2011 Salı

Hello World

Biraz birikti yine bugünlerde kafamdakiler..
Bakıyorum bölük pörçük bir tivit girmişim, bir anı defterine yazmışım falan şu blogun derli topluluğu hiç birinde yok ne yalan söyleyeyim..

Öncelikle sabah alt kat komşuma mektup bıraktım, ve buranın adresini verdim. Sevgili komşu, aç o perdeleri, çık o evden, ben bir üst katındayım ve her zaman sana yardıma hazırım, çocuk bakımından fazla anlamam ama bizim evde bir bakıcı da var. Biraz kop o lohusalığın karanlık dehlizlerinden, yoksa gelip seni zorla çıkaracağım. Niye taktı bana bu üstteki manyak dersen eğer, gözlerinden tanıdım seni, %20 kadına bu şiddette geliyor LH hormonu maalesef daha önce bana da gelmişti. O yapayalnızlık, kalabalık içinde hiç anlaşılamama bana çok tanıdık. Sadece bil ki GEÇECEK. Sen bir sene sonra oğlunla parka gideceksin, onunla oyun oynayacaksın. Hayat ve her şey yoluna girmiş olacak.

Bizi sorarsan iyiyiz bilog, Sarımsak büyüyor tüm hızla, iyice ele gelen boğuştukça keyif veren bir çocuk oldu. Boğuşmak hangimizi daha mutlu ediyor bilemiyorum. Her sabah işe yarım saat geç geliyorum bu boğuşma  meselesinden. 20 aylık olacak 4 gün sonra. Artık kelimeleri bilinçli söylüyor belki kelime demek haksızlık olur heceleri diyelim. Bakıcısına Anne demiyor yuppi.. Cidden kaldıramazdım bunu. Bakıcısına bastıra bastıra Liyyaaa diyor. Bana ise anne, evet biliyorum biraz salağım J
Şaka yapıyor, plan kuruyor, bol taklit yapıyor en çok ne isterse onu yapıyor. Korkunç İki’nin nefesini ensemde hissediyorum sıklıkla.

Bir kadının en büyük aşkı, kendi doğurduğundan başkası değildir diyorum. Yapın arkadaşım, büyük AŞK hiçbir şeye benzemiyor.

Diyorum ya kafa bölük pörçük hayatımda iki belirgin vurgu var biri annelik, diğeri ise şaşırtıcı bir gelişmeyle “İŞ”. Evet hiç beklemediğim yerden geldi soru bu sefer nasıl cevaplayacağım bilemedim. İş hayatında gerçekten heyecan veren bir noktadayım ki bunu hayal edecek kadar hayal gücüne bile sahip değilim. Hem iş, hem annelikte ortak noktada birleşim kümesi: Dijital
Anne olacağımı öğrendiğimden beri Dijital Anne’lerden biriydim ben. Öyle ki doktorum bana 26. Haftada sana bu hafta 35. Haftadan soracağım diye espri yapabiliyordu. Gerekli gereksiz her bilgiyi emdim, vücut bir noktadan sonra absorbe edemiyor, işe yaramayan bir kısmı bünyemden atıldı. Annelik, benim aktif sosyal hayatımı sanal mecrayı taşımama sağladı. Hayatımda en çok internet kullandığım dönemim son 2,5 yıla tekabül ediyor.  Neyse kullandıkça sevdim, kafamı boşalttım, gevezeliklerimi yazarak döktüm, deşarj oldum falan. E ben neden internetle ilgili bir şey yapmıyorum derken karşıma fırsat çıktı. İnternetle ilgili ama klasik bildiklerimi yapıyorum derken karşımda bir fırsat daha çıktı. Şimdi internetle ilgili bilmediğim bir işin sorumluluğunu üstlendim. Allah yüzümüzü kara çıkarmasın. Bilmediğim ama çok ilgi duyduğum ve heyecanlandığım bir alan Dijital Pazarlama. Bu konuyu ilerleyen günlerde site açılırken tekrar gündeme getireceğim şimdilik sadece beni sevindiren bir gelişme J

Sonra bir de ben var, Fulya. İş, ev doğrusunda 1 km kare sınırlar içinde gül gibi yaşayıp gidiyorum işte. Şu günden bir sene öncemi hatırlayıp, her sabah ve akşam şükürler ediyorum şimdiki halime.
Mevsim geçişlerini fark edebiliyorum, aşktan meşkten bahsedebiliyorum, çiçeklere, kuşlara dikkat edebiliyorum, içimden gelerek geyik yapıyorum, sinema’ya gidiyorum, hatta akşam arkadaşlarımla buluşuyorum, instagr.am'la resimleri şekilli yapıp ekliyorum falan.
Ve bütün bunların kıymetini deli gibi biliyorum.
Aşk diyorum, Sarımsak benim büyük aşkım, iş ile aşk kelimesi bazen yan yana geliyor ki inanılmaz bir gelişme, sonbahar aşk, şarkılarda aşk ama aşk en çok yazdırıyor ondan seviniyorum.
Kokain kullanacak maddi duruma sahip değilim, ilişkiden ilişkiye atlayacak manevi yapım da yok, olmayan yaratıcılığımı körüklemek sonbahar kokusuna, aşkın başka başka hallerine kaldı, napalım.

4 yorum:

  1. Herbir paragrafa söyleyecek şeyim var okurken ama yazı bittiğinde damağımda seni sevdiğimin tadı kaldı sadece. Hanfendicim ben sizi seviyorum:)

    YanıtlaSil
  2. Harika olmuş.... herşeyin altından kalkarsın sen merak etme. İşteki gelişmeler için tebrik ederim. Eren ve Doruk'u 1 gün arayla doğurmuş olmamız bile beni size yaklaştırıyor. Harikasınıııız...

    YanıtlaSil
  3. Deliannem, kalp kalbe karşıdır. Bende her delianne imzalı postta o tadı yaşıyorum.
    Özlem, çok teşekkür ederim. O bir gün ara beni de otomatikman Doruk Paşa'nın sıkı takipçisi haline getiriyor.

    YanıtlaSil
  4. Ne guzel bir yazi! Bu aksam Sinan'i uyuturken hayatimin en guzel donemini yasadigimi dusundum. Hayat hem cok uzun, hem cok kisa. Kiymet bilmek gerek. Sevgiler

    YanıtlaSil